kirchnermagdalena
Magdalena Kirchner
2016/17 Mercator-İPM Araştırmacısı

Magdalena Kirchner, Washington D.C.’deki kar gütmeyen küresel politika düşünce kuruluşlarından RAND Şirketi’nin Uluslararası Güvenlik ve Savunma Politikaları Merkezi’nde (TAPIR) Uluslararası İlişkiler ve Güvenlik alanında Transatlantik Doktora Sonrası Araştırmacısıdır. Bunun öncesinde Alman Uluslararası ve Güvenlik İlişkileri Enstitüsü’nün (SWP) Uluslararası Güvenlik Bölümü’nde TAPIR Araştırmacısı ve Alman Dış İlişkiler Konseyi’nde (DGAP) Asistan Araştırmacı olarak bulunmuştur. Alman Atlantik Derneği’nde Kıdemli Proje Koordinatörü olarak çalışmıştır; şu anda dernekle Atlantik Gençlik Anlaşması Derneği (YATA) Almanya başkanı olarak ilişkili divan kurulu üyesi olarak çalışmaktadır. 2009’dan beri Kirchner, Federal Savunma Bakanlığı’nın Güvenlik Politikaları Antolojisinin editörlüğünü yapmaktadır.

Kirchner, Heidelberg Üniversitesi ve Aarhus Üniversite’sinde siyaset bilimi ve tarih okumuş, Heidelberg Üniversite’sinden doktora derecesi almıştır. Yakın zamanda basılan “Devletler neden isyan eder?: Devlet destekli terörizmi anlamak” adlı tezini takiben araştırmaları uluslararası kriz yönetimi merkezinde çatışma meseleleri ve dış politika analizi bağlamında Doğu Akdeniz, Irak ve Türkiye  üzerine odaklanmaktadır. Heidelberg Üniversite’sinde Siyaset Bilimi Enstitüsü’nde öğretim üyeliği yapmış, Heidelberg Uluslararası Çatışma Araştırmaları Enstitüsü’nde “Ortadoğu ve Magreb’de çatışmalar” çalışma grubunu yönetmiş, ve Türkiye, İsrail ve Ürdün’de çalışma deneyimi edinmiştir.

Sorumluluğu almak? Transatlantik kriz yönetiminde Türkiye ve Almanya

Dış güvenlik şokları ve uluslararası zorluklar değişen ittifak içi yük dağılımı beklentileriyle ve yeni politika yürütme fırsatlarıyla karşılaştıkça, Almanya ve Türkiye yakın zamanda politikalarını ve duruşlarını izleyici konumdan “merkezden yöneticiliğe” değiştirdiler. Yine de, dış politika aktivizmine doğru olan akım ne derece “başarıyla zorlukların üstesinden beraber gelme” fırsatlarıyla kesişiyor? Bu bağlamda üç soru ele alınacak. Birincisi; farklı dış kriz yönetim stratejileri elitler arasında ve toplum içinde, özellikle sorumluluk bağlamında, nasıl çerçevelenmekte? Dış politika aktivizmi ve hatta baskınlık üzerine olan tartışmalar Avrupa’nın güneydoğusunun endemik krizler ve istikrarsızlıkla algılanmasıyla bağlantılıdır. Ama yine de krizlerin nasıl zapt edileceği veya bölgesel gelişmelerin milli amaçlara göre nasıl şekillendirileceği konularında  ulusal, hatta uluslararası bir fikir birliğine ulaşılmadı. Dış politika tartışmalarındaki bu değişimler ne derecede politika değişikliklerine ve kriz yönetimi için yeni araçlara yol açtı? Devletlerarası güvenlik işbirliğinde devamlı bağlılık gerektirmeyen stratejilerin, gayri resmi gönüllüler koalisyonları gibi, kullanılması yeni normal mi? Türkiye ve Almanya’nın ortaklaşa yaptığı, henüz resmileşmeyen, Irak Kürdistan Yerel Yönetimi kapasite geliştirme anlaşmasına bakıldığında proje, belirsiz güvenlik ortamında ortaklıkların nasıl yürütülebileceğinden ve negatif işbirliği etkilerinin azaltılmasından bahsediyor.