Ana içeriğe atla

Evren M. Dinçer

2026/27 Mercator-İPM Araştırmacısı

Evren M. Dinçer, özellikle otomotiv sektörüne odaklanarak emek, sanayi ve yeşil dönüşüm alanlarında çalışan bir sosyologdur. Lisans ve yüksek lisans derecelerini Boğaziçi Üniversitesi’nden, Kalkınma Sosyolojisi alanındaki doktora derecesini ise Cornell Üniversitesi’nden aldı; hazırladığı doktora tezi, Amerika’nın Pas Kuşağı’ndaki (Rust Belt) otomotiv işçileri üzerine etnografik bir çalışmaydı. 2020 yılından bu yana Kayseri’deki Abdullah Gül Üniversitesi’nde sosyoloji alanında doktor öğretim üyesi ve New Perspectives on Turkey (Cambridge University Press) dergisinde yönetici editör olarak görev yapmaktadır. 2024–25 yıllarında CUNY Graduate Center ve Pennsylvania Üniversitesi’nde konuk araştırmacı olarak bulundu, burada Amerika Birleşik Devletleri’nde elektrikli araçlara geçişin emek üzerindeki etkilerine ilişkin TÜBİTAK destekli bir araştırma yürüttü. Yakında yayımlanacak çalışmaları arasında, Labor and the Transition to Electric Vehicles (Bristol University Press) adlı derleme kitapta yer alan iki bölüm bulunmaktadır; bunlardan biri Türkiye’nin küresel elektrikli araç dönüşümündeki konumunu incelemektedir. Mercator-IPC araştırmacısı olarak, Türkiye’deki büyükşehir belediyelerinin toplu taşıma otobüs filolarının elektrikliye dönüşümünü nasıl yönettiklerini ve bu dönüşümün iklim politikaları ile Almanya–Türkiye arasındaki endüstriyel ilişkiler açısından ne gibi sonuçlar doğurduğunu inceleyecektir. 

 Toplu Taşımanın Elektrifikasyonunda Belediyelerin İzlediği Yollar: İstanbul, Kayseri ve Türkiye’nin Elektrikli Otobüs Geleceği 

Ulaşımın karbonsuzlaştırılmasına ilişkin tartışmalar büyük ölçüde özel elektrikli otomobillere odaklanmaktadır. Ancak elektrikli otobüsler, kentler açısından en yüksek etkiyi yaratabilecek müdahale alanlarından birini sunmaktadır: tek bir dizel otobüsün elektrikli otobüsle değiştirilmesi, onlarca otomobilin yol açtığı emisyona eşdeğer bir azaltım sağlamaktadır. Bu faydalar, toplu taşımaya bağımlı olan işçi sınıfı kesimlerinde yoğunlaşmaktadır. Otomobillerden farklı olarak otobüsler, belediyeler tarafından kamu ihaleleri yoluyla satın alınmaktadır; bu nedenle elektrifikasyon, tüketici piyasasının bir sonucu olmaktan ziyade politikalarla şekillenen bir süreçtir. Türkiye’nin otuz büyükşehir belediyesi, birlikte ülkenin en büyük otobüs alım grubunu oluşturmaktadır; ancak bu belediyelerin filoların elektrikliye dönüşümünde karşılaştıkları finansman, altyapı ve coğrafi zorlukları nasıl yönettiklerini anlamaya yönelik herhangi bir çerçeve bulunmamaktadır. Bu sırada ise, fiyatın belirleyici olduğu ihalelerde Çinli üreticiler giderek daha fazla tercih edilmekte; bu durum, MAN Türkiye, Mercedes-Benz Türk ve Bozankaya’nın başlıca aktörleri olduğu, Avrupa ile entegre Türkiye otobüs sanayisi üzerinde baskı oluşturmaktadır. 

Bu proje, Türkiye’deki büyükşehir belediyelerinin elektrikli otobüslere geçişe ne ölçüde hazır olduklarını ortaya koyan ilk sistematik sınıflandırmayı geliştirmektedir. Bu kapsamda Kayseri’yi öncü bir model olarak ele almaktadır: Kayseri Belediyesi, elektrikli otobüs filosunu genişletirken buna özel bir yenilenebilir enerji altyapısı da kurmuş ve bugün bu altyapıyla toplu taşıma yolculuklarının yüzde 40’ına karşılık gelen hizmete enerji sağlamaktadır. Elde edilecek bulgular, hızla değişen sanayi ortamında satın alma politikalarına, altyapı planlamasına ve Almanya ile Türkiye arasındaki koordinasyona katkı sağlayacaktır.


İPM-Sabancı Üniversitesi-Stiftung Mercator Girişimi
İPM-Sabancı Üniversitesi-Stiftung Mercator Girişimi