Simon Happersberger
2026/27 Mercator-İPM AraştırmacısıSimon Happersberger, çevre ile ticaretin kesişimindeki politika ve dinamiklere odaklanan bir siyaset bilimcidir. Vrije Universiteit Brussel’deki doktora çalışmaları sırasında, Avrupa Birliği’nin çevresel hedefler taşıyan ticaret politikası araçlarını inceledi. Birleşmiş Milletler Üniversitesi Karşılaştırmalı Bölgesel Entegrasyon Çalışmaları Enstitüsü’nde araştırma görevlisi olarak ise AB’nin ticaret anlaşmalarına ilişkin çevresel etki değerlendirmelerini uluslararası karşılaştırmalı bir perspektiften ele aldı. Araştırması, 2025 yılında Earth System Governance ağı tarafından verilen Oran Young Ödülü’ne layık görülmüş ve Transnational Environmental Law dergisinin 2025 En İyi Makale Ödülü’ne aday gösterilmiştir. Freie Universität Berlin’den yüksek lisans derecesine sahiptir ve daha önce Avrupa Parlamentosu’nda, Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü’nde ve Madagaskar’da Friedrich Ebert Vakfı’nda çalışmıştır.
Kronopolitanizm ve Ekolojik Değişimin Yönetişimi
Bu proje, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişkilerde ekolojik değişimin yönetişimini incelemektedir. Yakın tarihli araştırmalar, biyofiziksel kaynakların yanı sıra kirlilik veya atık akışlarının da farklı aktörler arasında ters yönlü bir asimetriyle şekillendiğini göstermektedir. Bu durum, etkinlik, meşruiyet ve hakkaniyet gibi unsurlar da göz önünde bulundurularak, söz konusu asimetrilerin nasıl ele alınabileceği ve yönetilebileceği sorusunu gündeme getirmektedir. AB ile Türkiye, uzun süredir devam eden ilişkileri nedeniyle, farklı politika alanlarında etkili bir ikili yönetişimin ortaya çıkmasının en olası olduğu örneklerden birini oluşturmaktadır. Bununla birlikte, AB ve Türkiye’nin ticaret ve çevre konularındaki yaklaşımları hâlâ yeterince incelenmemiştir. Bu nedenle proje, ikili ticaret akışlarının ekolojik boyutlarını ele almak amacıyla AB ve Türkiye tarafından benimsenen farklı politika araçlarının nasıl tasarlandığını ve AB ile Türkiye’deki paydaşların bu politika araçlarına ilişkin algılarını değerlendirmektedir. Son olarak proje, AB–Türkiye örneğinden hareketle, ekolojik değişimlerin ikili düzeyde yönetişimine ilişkin daha genel dersler ve ilkeler ortaya koymayı amaçlamaktadır. Beklenen sonuçlar; devam eden iklim ve biyolojik çeşitlilik krizi ile hem çok taraflı küreselleşmenin hem de çevresel etkileri azaltmaya yönelik tek taraflı politika araçlarının giderek daha fazla tartışmaya açıldığı bir dönemde, akademik ve politik açıdan özel önem taşımaktadır.