Ana içeriğe atla
Popülizmi Haritalandırmak: Tanımlar, Vakalar ve Demokrasi için Engelleri

Popülizmi Haritalandırmak: Tanımlar, Vakalar ve Demokrasi için Engelleri

Araştırma ve Geliştirme Koordinatörü Pınar Dinç‘in Popülizmi Haritalandırmak: Tanımlar, Vakalar, ve Demokrasi için Engelleri” (Mapping Populism: Definitions, Cases, and Challenges to Democracy) başlıklı raporu Ekim 2016'da yayımlandı.

Yönetici Özeti

Popülist ideoloji, siyasi partiler, liderler ve söylem; Amerika’dan Avrupa’ya, Orta Doğu’dan Doğu Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada yükseliştedir. Ancak bu olguya ilişkin üzerinde uzlaşılmış bir tanımın ya da ölçüm yönteminin hâlen bulunmaması dikkat çekicidir. Popülizm, farklı coğrafyalar, tarihsel bağlamlar ve ideolojiler içinde farklı anlamlar taşımaktadır. Örneğin, 1990’ların sonları ve 2000’lerde Hugo Chávez yönetimindeki Venezuela’daki sol popülizm, Viktor Orbán yönetimindeki Macaristan’daki sağ popülizmden farklıdır.

Son dönem popülist eğilimin benzer ancak birbirinden ayrışan örnekleri dünyanın dört bir yanında görülmektedir. Haziran 2016’da Birleşik Krallık “Brexit” yönünde oy kullanmış, Donald Trump 2016 ABD başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti’nin resmî adayı olmuş ve Almanya’da Alternative für Deutschland bölgesel seçimlerde önemli başarı elde etmiştir. Hindistan’da Narendra Modi, Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya’da Vladimir Putin gibi liderlerin artan popülaritesi de küresel popülist eğilimi güçlendirmiştir. Avrupa genelinde ise popülist partiler, 2015 yılında Yunanistan’da Syriza’nın genel seçimleri kazanması ve aynı yıl İspanya’da Podemos’un oylarını önemli ölçüde artırmasının ardından daha görünür hâle gelmiştir.

Popülizm üzerine mevcut çalışmalar yararlı olmakla birlikte, açık ve işlevselleştirilebilir bir tanımın bulunmaması nedeniyle farklı yaklaşımlar ortaya koymaktadır. “Popülizm” kavramının ne anlama geldiği, nasıl ölçülebileceği, demokrasi, küreselleşme, neoliberalizm ve çoğunlukçuluk gibi kavramlarla ilişkisi, kimlerin popülist olarak tanımlanabileceği ve popülizmin çözülmesi gereken bir olgu olup olmadığı gibi sorular, bu raporun temel tartışma eksenini oluşturmaktadır. Rapor, dünya genelinden ampirik örneklerle desteklenen teorik bir değerlendirme sunmakta ve gelecekte yapılacak araştırmalara yönelik önerilerle sona ermektedir.

Bibliyografik Veriler

Yayın Tarihi

Ekim 2016

Sayfa Sayısı

18