Ana içeriğe atla
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi'nin Bir Ön Analizi

Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi'nin Bir Ön Analizi

2020/21 Mercator-İPM Araştırmacısı Ahmet Atıl Aşıcı'nın yazdığı ''Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi'nin Bir Ön Analizi (A Preliminary Analysis of the Turkish Emissions Trading System) '' başlıklı İPM-Mercator Analizi yayımlandı.

Ahmet Atıl Aşıcı'nın Şubat 2024 tarihli bu İPM–Mercator analizi, Türkiye’nin 2025’te devreye almayı planladığı Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) tasarımında karşılaşılabilecek temel riskleri AB ETS deneyimiyle karşılaştırarak tartışır: 2015’te kurulan İzleme-Raporlama-Doğrulama (İRD) çerçevesi 2020 itibarıyla 476 tesisi kapsamakta ve Türkiye toplam emisyonlarının %48,2’sine denk gelen 251 MtCO2e’yi izlemektedir; ancak açıklanan plana göre pilot aşamada yalnızca yıllık >500 ktCO2e salan “Kategori C” tesislerin kapsanması, alçı/cam/mineral yün/demir gibi bazı faaliyetlerin dışarıda kalması gibi kapsam sorunları yaratabilir ve bunun için AB ETS’deki faaliyet-bazlı eşiklerin benimsenmesi önerilir. Analiz ayrıca, sınırın (cap) NDC’deki artan emisyon patikasına paralel belirlenmesi halinde tahsisat bolluğu ve düşük karbon fiyatı (hatta haksız kazanç riski) doğabileceğini; iklim hedefleriyle uyum için sınırın artmak yerine mutlak olarak düşürülmesi gerektiğini vurgular (Climate Action Tracker’a göre 2030’da 1,5°C ile uyumlu “adil” seviye 433,9 MtCO2e iken NDC 695 MtCO2e öngörmektedir; buradan hareketle Kategori C için 2030’da ~191,8 MtCO2e ve 2038’de ~157 MtCO2e gibi daha sıkı sınırlar hesaplanır) ve fosil yakıt sübvansiyonları gibi çakışan politikaların ETS etkinliğini zayıflatabileceğine dikkat çeker.

Giriş

Kasım 2023 tarihli “Karbon Piyasalarının İşletilmesine İlişkin Yönetmelik” taslağına1 göre, Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) 2025 yılında hayata geçecektir. Türkiye’de bir ETS kurma süreci, 2015’te bir İzleme-RaporlamaDoğrulama (IRD) sistemi kurulmasıyla başlamıştır. Düzenlemeye göre, belirli bir eşik seviyesinin üzerinde emisyon yapan (> 100 ktCO2e) elektrik, rafineri, metalik olmayan mineraller, ana metaller, kağıt ve kimya sektörlerindeki tesisler kapsama alınmaktadır. 2020 itibariyle, Türkiye IRD sistemi altında 476 tesis, toplam 520 MtCO2e emisyonun %48,2’sine denk gelen 251 MtCO2e sera gazı salmıştır.2 Bu politika özeti, dünya genelinde mevcut ETS, özellikle de birçok benzerlik barındıran AB ETS uygulamalarındaki deneyimlerden hareketle Türkiye ETS’nde karşılaşılabilecek sorun alanlarını ve olası çözümleri ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Sonuç Yerine 

ETS, küresel sera gazı emisyonlarını sınırlamada dünya genelinde giderek daha fazla kabul gören bir uygulamadır. 2023 itibariyle dünya genelinde uygulanan 36, planlanan 3 ve Türkiye’de dahil düşünülen 22 adet ETS girişimi bulunmaktadır. Türkiye, 2025’te yerel bir ETS’i hayata geçirmeyi düşünmektedir. Türkiye’nin ETS kurma çabası, 2015’te elektrik, rafineri ürünleri, metalik olmayan mineraller, demir-çelik, alüminyum, kağıt ve kimya sektörlerini kapsayan bir IRD sistemi oluşturarak başlamıştır. Havacılık hariç AB ETS ile sektör/ürün kapsamı aynıdır. Ancak duyurulan kriter nedeniyle IRD altındaki tesis kapsamı sınırlı kalmaktadır. Yetkililere göre, yalnızca yılda 500 ktCO2’den fazla emisyon yapan C Kategorisi tesisler ETS kapsamına dahil edilecektir. Ancak, tarihsel IRD verileri incelendiğinde, bu kriterin uygulanmasıyla alçı, cam, mineral yün ve demir üreten tesislerin kapsanmayacağını ortaya çıkmaktadır. Her ürün için özel olarak tasarlanmış AB ETS tesis seçim kriterlerini benimsemekle bu sorun çözülebilir. Başka bir önemli konu da sınırın düzeyi ve gelişimidir. AB ETS deneyimi, etkili karbon fiyatlarının yalnızca tahsisatların kıt olduğu durumlarda oluştuğunu göstermiştir. Başka bir deyişle, ücretsiz tahsisat fazlalığı karbon fiyatlarını sıfıra düşürür ve ETS’yi etkisiz hale getirebilir.

Bibliyografik Veriler

Paylaşılma Tarihi

Şubat 2024

Sayfa Sayısı

12

Yazarlar
Ahmet Atıl Aşıcı

Ahmet Atıl Aşıcı

Ahmet Atıl Aşıcı, 2009 yılından bu yana İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü Ekonomi alanında doçent olarak çalışmaktadır. Ekonomi doktorasını 2007 yılında İsviçre, Cenevre Üniversitesi’nden almıştır. 

asici@itu.edu.tr