Ana içeriğe atla
Türkiye İçin Bir Adım Geri?: Geri Kabul Anlaşması ve Vizesiz Avrupa Hayali

Türkiye İçin Bir Adım Geri?: Geri Kabul Anlaşması ve Vizesiz Avrupa Hayali

2012/13 Mercator-İPM Araştırmacısı Seçil Paçacı Elitok'un “Türkiye İçin Bir Adım Geri?: Geri Kabul Anlaşması ve Vizesiz Avrupa Hayali (A Step Backward for Turkey?: The Readmission Agreement and the Hope of Visa-Free Europe)” başlıklı poliitka notu Aralık 2015'de yayımlandı.

Yönetici Özeti

16 Aralık 2013 tarihinde Türkiye, Avrupa Birliği (AB) ile Geri Kabul Anlaşması’nı imzalamıştır. Anlaşmaya göre, AB’ye geçişlerinde Türkiye topraklarını yasa dışı yollarla kullanan göçmenler Türkiye tarafından geri kabul edilecek ve Türkiye, bu düzensiz göçmenlerin kendi menşe ülkelerine geri gönderilmesinden sorumlu olacaktır. Ancak, kamuoyundaki tartışmalar anlaşmanın geri kabul boyutundan ziyade “vize serbestisi” konusuna yoğunlaşmış ve anlaşma, Avrupa’ya seyahat eden Türk vatandaşları için vize yükümlülüğünün kaldırılmasına yönelik bir adım olarak sunulmuştur.

Bu politika notu, söz konusu anlaşmanın çeşitli nedenlerle Türkiye açısından aslında geri bir adım olduğunu savunmaktadır. İlk olarak, Türkiye’nin bir Avrupa Birliği aday ülkesi olarak vatandaşlarının serbest dolaşımına ilişkin kazanılmış hakları dikkate alındığında, anlaşma hukuki belirsizlikler ve boşluklar yaratmaktadır. İkinci olarak, vize serbestisinin Türkiye’den önce diğer aday ülkelere ve hatta aday olmayan bazı ülkelere tanınmış olması, anlaşmanın AB’nin eşit muamele ilkeleriyle uyumunu tartışmalı hâle getirmektedir.

Üçüncü olarak, “vize muafiyeti” kavramının belirsizliği, hem Geri Kabul Anlaşması’nda hem de ilgili yol haritasında AB’den beklenen yükümlülüklerin açık ve somut biçimde tanımlanmaması nedeniyle Türkiye’ye ek görev ve sorumluluklar yükleyebilir. Dördüncü olarak, anlaşma büyük ölçüde AB’nin düzensiz göçle mücadele ihtiyaçlarına hizmet etmekte ve göç yönetimi yükünü Türkiye’ye aktararak sorunu AB sınırlarının dışına taşımaktadır.

Bu doğrultuda çalışma, düzensiz göçmenlerin Türkiye tarafından geri kabul edilmesi ile Türk vatandaşlarının vizesiz seyahat hakkı arasındaki ilişkiyi incelemekte; anlaşmanın adil ve etik olmayan yönlerini analiz etmektedir. Ayrıca çalışma, Türkiye ile AB arasında Suriye mülteci krizine ilişkin mevcut iş birliği ve mutabakatlara da değinmektedir.

Son olarak, politika notu Türkiye’nin uzun vadeli çıkarlarını gözeten politika önerileri sunmakta ve düzensiz göç akımları ile mülteci krizleriyle mücadelede daha dengeli bir yük paylaşımına yönelik tavsiyelerde bulunmaktadır.

Bibliyografik Veriler

Yayın Tarihi

Aralık 2015

Sayfa Sayısı

12