Ana içeriğe atla
15 Temmuz Sonrası Türkiye'nin Dış Politikası

15 Temmuz Sonrası Türkiye'nin Dış Politikası

Kıdemli Uzman ve Çatışma Çözümü ve Arabuluculuk Programı Koordinatörü Bülent Aras'ın 15 Temmuz Sonrası Türkiye’nin Dış Politikası başlıklı raporu Mart 2017'de yayımlandı.

Yönetici Özeti

15 Temmuz 2016 darbe girişimi, Türkiye’deki devlet yapısı için bir kırılma noktası olmuştur.1 Bu anlamda, darbe sonrası süreç, Türkiye’de devlet gücünü pekiştirmek için yapılan düzenlemelerle anlam kazanmaktadır. Bu makalede, darbenin, 15 Temmuz öncesinde de zaten kriz halinde olan Türk dış politikası (TDP) üzerindeki etkileri incelenecektir. Nitekim bu kritik dönemeç, TDP’deki bir kırılmayı değil, devam eden siyasi eğilimlere cevaben TDP’nin kendi bünyesinde gerçekleştirdiği sistem ayarlarını temsil etmektedir. Geleneksel dış politika aktörlerinin zemin kaybetmesi, birleştirici bir dış politika değerler sisteminin oluşmaması, son derece iniş çıkışlı ve tehditlere açık bir güvenlik ortamı ile bunun sonucunda Türk devletinin yaşadığı kimlik krizi, alternatif jeopolitik vizyonların rekabetiyle de sonuçlanan bir fikirler çatışmasına germi vermiştir. Dolayısıyla, 15 Temmuz sonrasındaki karmaşık tablo, dahili ve harici durumun karışıklığı ve belirsizliğine ayak uydurmak için zaman zaman yüz seksen derece dönüşlere sebep olan TDP’deki sistemik, siyasi, kimlik ve güvenlik krizlerinin tahlil edilmesiyle daha iyi anlaşılmaktadır. Başarısızlıkla sonuçlanan 15 Temmuz darbe girişimi, Türk devlet yapısındaki krizi tekrar gün yüzüne çıkarmıştır. Darbe girişimi, aynı zamanda dış politika teşkilatı için de ciddi bir sarsıntıyı beraberinde getirmiştir. Makalede ele alınan dört kriz, dış politika yapımında engeller yaratmakta, dış politikayı iç meseleler ve önceliklere rehin kılmakta, bölgesel ve uluslararası politikalarda esnekliği azaltmakta, istikrarsız siyasi yaklaşımlarla sonuçlanmakta ve Türkiye’nin uluslararası yönelimlerinde tartışmalı hale getirmektedir. Başarısız darbe girişimine karşı öne çıkan fikir birliği, genel olarak devlet krizini ve özellikle de güvenlik politikasını çözmede ülke çapında mutabakatla sonuçlanan bir başlangıç olabilirdi. Ancak, sonuç böyle olmadı. Başarısız darbe girişiminin ülke içinde yarattığı sarsıntılar ve hasara uğramış bölgesel güvenlik ortamı, dış politika teşkilatı için koşulları daha da güç hale getirdi. Nihayetinde Türk dış politikasında en acil hale gelen konular, dış politika teşkilatı içerisinde kapasite inşası, kurumsallaşma ve koordinasyon olarak öne çıkmaktadır. Yeni dış politika ilkeleri, mekanizmaları ve uygulamalar yaratma ve inşa etme konuları üzerinde ciddi olarak düşünmekle kalmayıp bunlara dış politika 1 Bu rapor İstanbul Politikalar Merkezi Çatışma Çözümü ve Arabuluculuk Programı tarafından yürütülmekte olan Darbe Girişimi Sonrası Çatışma Çözümü ve Demokrasi Fırsatları Projesi kapsamında hazırlanmıştır. sorunlarıyla başa çıkmak için sağlam yapısal unsurların eşlik etmesi sağlanmalıdır. Sistemsel değişim, devlet inşası, çeşitli güvenlik tehditleri ile başa çıkma, ekonomik istikrar ve kalkınma, ülke içerisindeki her kesimi içine alan, kapsayıcı ve katılımcı siyasi süreçlere bağlıdır. Bu ortamda, dış politika organları, bölgede artan güvenlik problemleri ve angajmanların korunmasına ve uluslararası arenada yeni açılımlara yönelik olarak kendilerini yeniden düzenleyebilecek ve yeniden tesis olunabilecektir. Aksi taktirde, böylesine problemli bir politik ve sistematik ortamdaki kısa vadeli çözümler ve önlemler, Türkiye’nin dış ve güvenlik politikalarında yeni başarısızlıkları beraberinde getirecektir.

Bibliyografik Veriler

Yayın Tarihi

Mart 2017

Sayfa Sayısı

17