Yönetici Özeti
Medya, iklim değişikliği gibi çok boyutlu, sonuçları açısından belirsizlikler barındıran ve hızlı politik kararlar alınmasını gerektiren konuları toplumların gündemine taşımada önemli bir role sahiptir. Ancak kuraklık dönemleri, alışılmadık hava olayları ve küresel gelişmeler dışında iklim değişikliği, Türkiye'nin kitlesel medya organlarında yeterince yer bulamamaktadır. Türkiye'de kitlesel medya kuruluşlarında yöneticilik yapan gazetecilerle gerçekleştirilen mülakatlara dayanan bu araştırma, iklim değişikliği ve bağlantılı konuların neden medya gündemine yeterince taşınmadığını ve hangi koşullarda haber değeri kazandığını incelemektedir.
Araştırma bulgularına göre, iklim değişikliği; okur ve izleyicinin ilgisini yeterince çekmeyen, tiraj ve reyting sağlamayan, yüksek düzeyde entelektüel ilgi ve uzmanlık gerektiren bir konu olarak değerlendirilmektedir. Bu algı, iklim değişikliğinin medya gündeminde daha fazla yer bulmasının önündeki temel engellerden biri olarak görülmektedir. Bunun yanı sıra, Türkiye'nin yoğun siyasi ve toplumsal gündemi nedeniyle savaş, terör ve diğer son dakika gelişmeleri ön plana çıkarken, iklim değişikliği haber değeri açısından geri planda kalmaktadır.
İklim değişikliğinin uzak, geleceğe yönelik ve soyut bir mesele olarak algılanması; somut güncel olaylarla ilişkilendirilmesindeki güçlük ve okurun ilgisini sürdürecek şekilde haberleştirilmesinin zorluğu da bu durumu pekiştirmektedir. Ayrıca sorumlu yayın yönetmenleri ve editörler başta olmak üzere gazetecilerin konuya ilişkin bilgi ve farkındalık eksikliği ile çevre haberciliğinde uzman muhabirlerin yetersizliği, iklim haberlerinin medya gündemine taşınmasını sınırlandıran önemli etkenler arasında yer almaktadır.
Araştırmada, uluslararası haber ajanslarından ve yabancı medya kuruluşlarından alınan iklim haberlerinin yeterince yerelleştirilemediği, özgün ve yerel içerik üretiminin ise sınırlı kaldığı belirtilmektedir. Aşırı hava ve iklim olayları ile iklim değişikliği arasındaki ilişkinin yeterince kurulmadığı, uluslararası iklim konferanslarının ise çoğunlukla diplomatik ilişkiler çerçevesinde ele alındığı ifade edilmektedir. Ayrıca Türkiye'nin aktif ve öncü iklim politikalarına sahip olmamasının, hükümet ve kamu kurumlarının medyada iklim değişikliğine yönelik gündem oluşturmasını ve bu konudaki haberleri teşvik etmesini sınırlandırdığı değerlendirilmektedir. Buna karşılık, fosil yakıt sektörünün reklam veren veya sermaye sağlayan bir aktör olarak iklim haberlerini doğrudan kısıtlayıcı bir etkiye sahip olduğu yönünde belirleyici bir bulguya ulaşılamamıştır.
Yayın Tarihi
Aralık 2016
Sayfa Sayısı
21
Ümit Şahin
Ümit Şahin İstanbul Politikalar Merkezi’nde Kıdemli Uzman ve İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü olarak görev yapmaktadır.
umit.sahin@sabanciuniv.edu