Macaristan’ın Viktor Orbán’ı ile Türkiye’nin Recep Tayyip Erdoğan’ı 2013 ile 2024 yılları arasında en az 20 kez bir araya geldi. Bu dönemde Türkiye, Başbakan Orbán’ın dış politika planlamasında ana sütunlardan biri hâline gelmiştir. Bu rapor, mülakatlara ve politika belgelerine dayanarak, Macaristan’ın son on yılda dış politikasını neden Türkiye’ye doğru açtığını incelemektedir. Rapor, ortak anti-Batı duygularının, karşılıklı siyasal izolasyonun ve iç politik çıkarların bu ortaklığı yönlendirdiğini savunmaktadır.
TEMEL BULGULAR
1. Ekonomik İşbirliğinden Politik İşbirliğine Geçiş
Macaristan’ın 2013’te Türkiye’ye yönelik ilk açılımı ekonomik çeşitlendirme stratejisi olarak çerçevelenmiştir. Ancak Türkiye’deki başarısız 2016 darbe girişimi ve 2015 göç krizi sonrasında, her iki lider de hukukun üstünlüğüne ilişkin kaygılar nedeniyle Batı’da izole hâle gelmiştir. Böylece Macaristan’ın ekonomik açılımı, Türkiye ve diğer Türkî uluslarla politik olarak sembolik bir hizalanmaya dönüşmüştür. Macaristan ile Türkiye arasındaki ticaret yoğunlaşmış, ancak sonuçlar beklentilerin altında kalmıştır. Bunun yerine, göç, enerji, NATO genişlemesi ve Türkiye’nin AB entegrasyonu konularındaki işbirliği ekonomik hedeflerin önüne geçmiştir.
2. Macaristan’ın Doğulu Kimliğinin İç Politik Kazanımlar İçin Araçsallaştırılması
2010’lu yıllarda Macaristan’daki iktidar partisi FIDESZ, Doğu Açılımı’na düşünsel bir zemin sağlamak amacıyla Macaristan’ın Türkî kökenlerine dair mitleri ve gerçekleri yeniden canlandırmıştır. Macaristan’ın 2018’den bu yana Türk Devletleri Teşkilatı’nda (TDT) gözlemci olarak yer alması bu bağları kurumsallaştırmıştır. Macaristan’ın TDT ile ilişkisi uzun vadeli ekonomik potansiyel taşırken, Orbán bunu Macaristan’ın Avrupalı olmayan bir kimliğe sahip olduğunu gerekçelendirmek ve AB normları ile dış politikasına uyumsuzluğunu meşrulaştırmak için kullanmıştır.
3. Türkiye’nin Gaz Merkezi Hedeflerini Teşvik Ederek Macaristan’ın Rusya’ya Bağımlılığını Sürdürmesi
Türkiye için Macaristan, Rus, Azeri ve Türk gazını Avrupa’ya ulaştırmayı hedefleyen bir enerji merkezi olma iddiasını desteklemede kritik bir ortaktır. Türkiye doğal gaz ithalatında büyük ölçüde Rusya’ya bağımlıdır ve Rusya, ülkeyi Macaristan dâhil AB üyesi ülkelere transit geçiş için de kullanmaktadır. AB, Rus enerjisinden çeşitlendirme yoluyla uzaklaşmayı desteklerken, Türkiye’nin gaz merkezi rolü Rusya’nın Avrupa pazarındaki varlığını uzatma riski taşımaktadır — Budapeşte bunu diğer AB üyesi devletlere kıyasla daha az eleştirel görmektedir; zira Budapeşte, Türk enerji şirketi BOTAŞ’tan gaz satın alan ilk komşu olmayan ülke olmuştur.
4. AB ve NATO İçinde Anti-Batı İşbirliği
AB içinde Macaristan, vize serbestisi alanında ve Türkiye’nin aday ülke olarak birlik gündeminde tutulması konusunda Türkiye’nin başlıca savunucusu olmuştur. NATO içinde ise Budapeşte, İsveç’in üyeliğini Türkiye ile birlikte geciktirmiştir. Bu hamleler, Türkiye’nin Batılı müttefiklerinden tavizler koparma çabalarıyla ve birliğin bozulmasında sorumluluğu benzer düşünen aktörlerle paylaşma stratejisiyle örtüşmektedir. Ancak Macaristan’ın bu adımları, 2016 göç mutabakatı gibi AB’nin bazı işlemsel (transactional) politikalarına benzese bile, kurallara dayalı bir çerçevede katılım müzakerelerine dönüş ihtimalini zayıflatmaktadır.
POLİTİKA ÖNERİLERİ
Bu ortaklık, Macaristan gibi küçük devletlerin uluslararası ilişkilerde etkilerini nasıl artırabildiğini göstermesine rağmen, bu stratejinin sürdürülebilirliği liderlik sürekliliğine bağlıdır. Enerji, ticaret ve yatırım alanlarında işbirliği geliştirme çabalarına rağmen, oluşturulan çerçeveyi tam olarak kullanabilecek yeterli kapasitede Macar şirketlerinin bulunmaması nedeniyle ortaklık somut ekonomik sonuçlar üretmekte zorlanmaktadır. Bu nedenle rapor, daha sürdürülebilir bir ortaklık inşa etmek için aşağıdaki önerilerin uygulanmasını önermektedir:
1 | Türkiye–Macaristan ilişkisinin kalıcılığını sağlamak için her iki taraf da anti-Batı söylemin ötesine geçmeli ve somut ekonomik sonuçlar elde etmelidir. Macaristan’ın TDT’deki gözlemci statüsü bu açıdan iyi bir başlangıçtır; çünkü Orta Koridor boyunca ticareti artırmak için kurumsal bir çerçeve sunmaktadır.
2 | AB, Macaristan ve Türkiye, Orta Asya ülkelerinin entegrasyonunu kolaylaştırmak için ortak çaba göstermelidir.
3 | AB, Macaristan ve Türkiye’de Rusya’dan enerji çeşitlendirmesini teşvik etmek amacıyla Orta Asya’daki enerji arama ve üretim faaliyetlerini desteklemelidir.
Paylaşılma Tarihi
Mart 2025
Sayfa Sayısı
41