Yönetici Özeti
7 Haziran 2015 genel seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), 13 yılın ardından parlamentodaki çoğunluğunu kaybederken, pro-Kürt Halkların Demokratik Partisi (HDP) yüzde 13 oy oranıyla parlamentoya girmiştir. Bu sonuçlar, Türkiye’nin dış politika yöneliminin değişip değişmeyeceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirmiştir. Özellikle AKP’nin son yıllarda Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya yönelik ideolojik ve sektörel dış politika tercihleri, İsrail ve Mısır gibi önemli aktörlerle ilişkilerde yaşanan gerilimler ve ülkedeki demokratik gerileme nedeniyle Türkiye’nin yumuşak gücündeki azalma bu tartışmaların temel unsurlarını oluşturmuştur.
Seçimler aynı zamanda dış politika tercihlerinin iç siyaset üzerindeki etkisini de göstermiştir. Özellikle Kobani krizi, Kürt seçmenlerin önemli bir bölümünün AKP’den HDP’ye yönelmesinde etkili olmuştur. Gelecekte izlenecek dış politika büyük ölçüde kurulacak koalisyonun niteliğine bağlı olacaktır.
AKP-CHP koalisyonu, daha pragmatik ve dengeli bir dış politika yaklaşımının benimsenmesini, Batı ile ilişkilerin geliştirilmesini ve iç barış sürecinin sürdürülmesini sağlayabilir. Buna karşılık AKP-MHP koalisyonu, milliyetçi ve Avro şüpheci eğilimleri güçlendirebilir, bölgesel ilişkiler üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir ve Suriye’ye yönelik askeri müdahale olasılığını artırabilir. Böyle bir gelişme, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık sistemine geçiş yönündeki argümanlarını da destekleyebilir.
Seçim sonrası dönemde Türkiye dış politikasının daha rasyonel ve dengeli bir çizgiye yönlendirilmesi, hem önemli riskleri hem de yeni fırsatları beraberinde getirmektedir.
Yayın Tarihi
Temmuz 2015
Sayfa Sayısı
3
Senem Aydın Düzgit
Senem Aydın-Düzgit, İstanbul Politikalar Merkezi’nde Direktör ve Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde Uluslararası İlişkiler Profesörüdür.
senem.aydinduzgit@sabanciuniv.edu