Yönetici Özeti
Bu çalışma, Türkiye’nin son yıllarda “insani diplomasi” yaklaşımı çerçevesinde çatışma bölgelerinde artan rolünü ve özellikle Somali’deki faaliyetlerini incelemektedir. Türkiye, genişleyen insani yardım bütçesi ve devlet kurumları ile sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren çok katmanlı modeli sayesinde yükselen bir küresel aktör haline gelmiştir.
Türkiye’nin Somali’deki faaliyetleri, 2011 kıtlığı sonrasında belirgin biçimde artmış; TİKA koordinasyonunda ve çeşitli STK’ların desteğiyle yürütülen çalışmalar, yalnızca acil insani yardımlarla sınırlı kalmayarak altyapı, sağlık, eğitim ve devlet kapasitesinin geliştirilmesine yönelik kalkınma projelerine dönüşmüştür. Türkiye’nin sahada doğrudan uyguladığı projeler, somut sonuçlar üretmesi ve kültürel yakınlık algısı nedeniyle Somali toplumunda genel olarak olumlu karşılanmaktadır.
Bununla birlikte rapor, Türkiye’nin yardımlarının diğer uluslararası yardım faaliyetlerinde olduğu gibi çatışma ortamlarında bazı istenmeyen sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekmektedir. Bağlam analizinin yetersiz olması, yardımların kötüye kullanılması, siyasi elitlerin kaynakları kontrol etmesi, yolsuzluk ihtimali ve yardımların büyük ölçüde Mogadişu’da yoğunlaşması temel riskler arasında gösterilmektedir.
Çalışma, Türkiye’nin Somali’deki olumlu imajı ve güçlü varlığının barış inşası açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurgulamaktadır. Ancak bu potansiyelin tam anlamıyla kullanılabilmesi için Türkiye’nin çatışma duyarlı yardım politikaları geliştirmesi, kapsayıcı devlet inşasını desteklemesi ve devlet kurumları ile sivil toplum aktörleri arasındaki koordinasyonu güçlendirmesi gerekmektedir. Bu adımların atılması, Türkiye’nin insani diplomasi kapasitesini artırarak Somali’de uzun vadeli barış ve istikrara daha etkili katkı sağlamasına yardımcı olabilir.
Yayın Tarihi
Mart 2015
Sayfa Sayısı
57