Özet
Türkiye, uluslararası iklim taahhütleri ile iç politikanın gerçekleri arasında giderek büyüyen bir uçurumla karşı karşıyadır. Türkiye, 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmayı taahhüt etmiş olsa da mevcut eğilimler altında bu uzun vadeli hedefin gerçekleştirilmesi uzak bir ihtimal olarak görünmektedir. Aktif politikaların yaklaşık %70’i kural düzenleyici araçlara dayanırken, hayati öneme sahip mali araçlar ile inovasyona ve bilgilendirmeye yönelik araçlar yeterince kullanılmamaktadır. Politika araçlarındaki dengesizlikler, sektörel kör noktalar (özellikle ulaşım, binalar, sanayi, tarım ve ormancılık) ve parçalı yönetişimle birleşerek, karbon kilitlenmesi dinamiklerinin daha da kalıcı hale gelmesine ve hedefler ile gerçekler arasındaki uçurumun genişlemesine neden olacak riskleri artırmış, böylece ülkenin karbonsuzlaşma sürecinin gecikmesi riski büyümüştür.
Sonuç
Türkiye kritik bir dönemeçte bulunmaktadır: Uzun vadeli iklim hedefleri resmi olarak iddialı olmaya devam etmekte, ancak kısa vadeli hedefler, politika araçları ve kurumsal uygulamalar, gerekli derin ve hızlı karbonsuzlaşmayı sağlamakta yetersiz kalmaktadır. Bu durumdan üç analitik ders çıkarılabilir:
1. Politika araçlarında dengesizlik:
Düzenleyici önlemler aktif politikaların yaklaşık yüzde 70’ini oluştururken, mali, inovasyon ve bilgilendirme araçlarından yeterince yararlanılmamaktadır. Bu dengesizlik, piyasa sinyalleri oluşturmadan ve davranış değişikliğini desteklemeden bazı standartları zorunlu kılarak karbon kilitlenmesini pekiştirmiş; özel sektörde inovasyonu ve toplumsal katılımı sınırlamıştır.
2. Sektörel kör noktalar:
Elektrik sektörüyle ilgili çok sayıda politika görülürken, ulaşım, binalar, sanayi, tarım ve ormancılık sektörleri geride kalmaktadır. Bu alanlarda somut ve ölçülebilir hedefler, örneğin bina yenileme oranları veya sektör bazlı emisyon üst sınırları ile sektörlere özgü politika araçları oluşturulmadan Türkiye’nin 2030 ve 2053 hedefleri ile mevcut ilerleme arasındaki açığı kapatması mümkün değildir.
3. Uygulama kapasitesi ve paydaşların dahil edilmesindeki eksiklikler
Politika envanteri çok sayıda aktif politika bulunduğunu ortaya koymakla birlikte, analiz uygulama ve denetimdeki eksikliklere tekrar tekrar işaret etmektedir. Uzman görüşü çalışması da bu bulguyu desteklemektedir. Uzmanlar, yeni yönetişim kapasitesi ve kurumsal altyapı gerektiren politikaları uygulanması en güç politikalar olarak tanımlamıştır. Örneğin, gönüllü bir karbon dengeleme piyasasının güvenilir MRV sistemlerine ve güven duyulan bir denetim mekanizmasına ihtiyaç duyacağı belirtilmiştir. Ayrıca İklim Kanunu gibi önemli iklim politikası süreçlerinde paydaş katılımının sınırlı olmasına ilişkin kaygılar da vurgulanmıştır.